|
|
Akbaba psikolojisi
5 Mayıs 2008 Pazar
Yavuz Bal
Bizim yazılarımızı takip edenler bilirler, genelde yazılarımıza hayvanları anlatarak başlarız.Sebebi ne gelince , yüce Allah kainatı yaratırken bir düzen kurmuştur. Buna ecnebiler dualite, bizimkiler çifterlik yada ikilik derler. Yani her şey zıddıyla tamamlanır
|
Hava çok puslu bu sıralar. İt izi, kurt izine karışmış durumda. Kimin iyi kimin kötü olduğunu anlamak için, kalp gözünüzün açık olması lazım. Lazım da bu ülkede kalp gözü açık kaç insan var orasını yalnızca Hak Teala bilir. Ülkenin gündemi çok yoğun. Her zamanki gibi.. Etrafımız ateş çemberi içine alınmış.. Ateşi etrafımıza yayanlar bizi akrep zannettiler. Akreplerin etrafını ateşle çevirdiğiniz zaman, sebebi bilinmez, kendi kuyruklarından çıkan zehri kendi iğneleriyle kendilerine batırarak ölürler. Hayvan psikologu olsaydım eğer, konu hakkında size daha ayrıntılı bilgi verebilirdim. Ama bazı insanların hayvani davranışlar sergilediklerini anlamak için psikolog olmaya filan gerek yok..Hayvanın yarını yoktur. Hayvanın dünü de yoktur. Aslında hayvanın bu günü de yoktur. Hayvan sadece anı yaşar. İhtiyaçlarını anlık giderir.Acıktığı an yemek ister, çişi geldiği zaman mekan yada ortam düşünmeden çişini ulu orta yapar, cinsellik ihtiyacını da aleni yapar. Çünkü ayıp kavramını bilmez.. Ülkemizin tepesinde de bu davranışı sergileyen bir elitler grubu var. Bunlar, Kurtuluş Savaşı sırasında ticaretle uğraşmış, ama nedense savaşmamış adamların torunları. Nerede ülkenin aleyhine bir durum var ise arkalarından bunlar çıkar. Bunlar STK denilen küresel sermaye uşaklığı örgütleri de kurmuşlardır. Bu şahıslar satın aldıkları profesörlere de durmadan raporlar hazırlatırlar. Bu raporlar da üniter yapının zararlarından tutun da yükselen milliyetçiliğin ne kadar tehlikeli olduğuna dair bir sürü ihanet tohumları ekilir. Ama aynı bu grup demokrasinin çok büyük bir nimet olduğunu her zaman, her yerde ağızlarından düşürmezler.. Demokrasi bunların istediği doğrultu da giderse demokrasidir. Böyle düşünürler. Aslın da bir yanlışı düzelteyim. Bu kan emici mahlukat sürüsü sadece Kurtuluş savaşı sırasında oluşmamış , içlerine darbelerden sonra oluşan kaostan türeyenler de katılmıştır. Darbeleri istemez gibi görünüp,darbe çığırtkanlığı yapmaları da bundandır. Çünkü kaos ortamında çakallar daha çok av elde ederle .Dediğim gibi keşke hayvan psikologu olsaydım. O zaman çok daha verimli bilgiler sunabilirdim.. Bizim yazılarımızı takip edenler bilirler, genelde yazılarımıza hayvanları anlatarak başlarız.Sebebi ne gelince , yüce Allah kainatı yaratırken bir düzen kurmuştur. Buna ecnebiler dualite, bizimkiler çifterlik yada ikilik derler. Yani her şey zıddıyla tamamlanır.. Gündüz-gece, erkek- dişi, iyi- kötü, sevgi-nefret ve de daha niceleri. Bu yaradılış düzenini sebebi sadece “Yaratan”ın tek olduğunu hatırlatmak ve Tek'liğine delil kılmak olmalıdır.. Biz de bu bağlamda insan - hayvan ikilisinin özelliklerini anlatıyoruz.. Aralarındaki benzerlikler ve zıtlıklar konuyu daha da anlaşılır kılıyor.. Ben belgeselleri çok seviyorum. Hakikaten her belgeselde alınacak o kadar çok ibret öyküsü var ki. Geçenlerde akbabaları anlatan bir belgesel seyretmiştim.Yaratıcı o kadar mükemmel yaratmış ki bu kuşları, özelliklerine akıl sır ermiyor. Ama en büyük özellikleri ölmüş bir hayvanı yada canlıyı kilometrelerce ötelerden görüp ,arkadaşlarına haber vermeleri.Öyle muhteşem bir haberleşme sistemleri var ki daha NASA bile benzerini icat edememiş. Akbabaların diğer özelliği de mutlaka leş ile beslenmeleri. Kendileri emek harcayıp bir av yakalamıyorlar. Başka yırtıcıların avladıkları yada kendiliğinden ölen hayvanların etleriyle besleniyorlar.. Ben belgeseli düşünmeye dalmışım. Birden içimdeki ses akbabaların sadece belgesellerde olmadığını, siyaset ve iş dünyasında olduğunu söyledi.AKP’nin kapatılma davası süreciyle birlikte şimdi orta da bir leş var. Paylaşılması gereken, menfaatlerin çatıştığı ve bu çatışmanın rant oluşturduğu bir leş. Şimdi herkesin hayallerini asillikten vekilliğe terfi etme hayali süslemeye başladı. AKP içinde bile çatlak sesler yükselmeye başladı. İktidarın nimetlerini paylaşırken “Başbakanım sen çok yaşa” diyenler kapatılma sonrası yerlerini sağlama alma derdine düştüler. Siyaset meydanının kaygan zeminlerinde en çok perendeyi atan, iktidara geleceğini hesapladığı partinin başkanına kendini kabul ettirecek. Daha sonra da ilk üç sırayı kapma savaşı başlayacak. Bu sırada, sıradan vatandaş kendi arasında kavgalara girecek. Benim tuttuğum parti, senin tuttuğun parti hikayesi gündemi dolduracak. Bu zaman sürecinde de doğudan yine şehitler gelecek, benzine yine zam gelecek, esnaflar iflas edecek,çoğu işyerinden insanlar çıkarılacak,maliye bakanının oğlu biraz daha zengin olacak,Türklüğe sövenler adam sayılacak,iktidar yine mağdurları oynayacak,Lagendjik denilen herif Türk yargısına hakaretler edecek,AKP’nin kapatılmasının AB için ne kadar kötü olduğunu söyleyecek,AKP aldığı görevleri yine canla başla çalışarak yerine getirmeye çalışacak.. 301. Madde kaldırılıp Türklüğe sövmek serbest bırakıldıktan sonra başka kaleleri de yıkacak kanunları çıkaracak. Birileri laiklik yaygarası yapacak,birileri darbe diye cıyaklayacak, daha düne kadar muhalefetle alay eden başbakan demokrasi havarisi kesilecek... Akbabaların en sevdiği ortam oluşacak yani..Gerçekten vatan diyen, devlet diyen,birilerince hor görülecek. Medya patronları muhtemel iktidarın ve Amerikan destekli adamların peşinde dolanacak. TV kanallarında kendi düşündükleri isimler için övgüler düzdürecek. İktidarı da muhalefeti de biz seçmiyoruz. Bunu anlamak için dahi olmaya gerek yok. Ana muhalefet partisi ,iktidarın düştüğü sıkıntıyı hafifletecek her şeyi yaptı. Gerçek akbabaları seviyorum. Sebebi Allah’ın yarattığı her şeyi sevmemdir.Ama ülkeyi yenilecek leş gibi görüp fırsat avcılığı yapanlardan nefret ediyorum. Sebebi de şeytandan ve de uşaklarından nefret etmemdir..
|
BU YAZARIN DAHA ÖNCEKİ SON 10 YAZISI
|
|
|
|