Bu yazı, kimin faşist, kimin sosyal demokrat olduğunu anlatmak için yazılmıştır. Önce faşist kelimesinin TDK sözlüğündeki karşılına bir bakalım.
Faşizm: 1 . İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen. 2 . Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti.
Burası İtalya olmadığına göre , kelimenin ikinci anlamını ele almak lazım. İkinci anlamın içini , ben Milliyetçiyim , ülkemi seviyorum diyenler mi doldurur, yoksa kendilerini sosyal demokrat tanımlayıp da ,şimdilerin moda tabiriyle sözde ulusalcı, ama ekmeğini yediği ülkenin bir adım ileri gitmemesi için takla atanlar mı? Sosyal demokrasi demişken onun da anlamına bir bakalım. TDK sözlüğünde tanımı şöyle ;
Sosyal demokrasi: Sosyal alanda emekçi toplum kesimlerinin çıkarlarının korunması ve üretimi artırmak yanında hakça bölüşümü de ön planda tutan sosyal ve siyasi akım.
Yani emekçilerin ve de emekçi haklarını savunanların mensubu olması gereken siyasi bir akım.. Bizde kimler sosyal demokrattır? Sosyete denilen ve kendilerin bu milletin dışında mahluklarmış gibi gören taife , halkından kopuk aydın denilen havas zümresi,bir gecelik seviyeli ilişkiler yaşayan sanatçı bozmaları, Türk ahlakının genetiğiyle oynayan yazar müsveddeleri,Plazalarda oturup , kendilerini beyaz Türk olarak tanımlayan, Siyonizm’in ve emperyalizmin tam teçhizatlı kalemşorları, işçileri masa başında satan sendika ağaları, üniter devlet yapısına karşı terör örgütü kuran eski komünistler, Türk olmayı, Ermeni olmaya tercih eden kuş kanadı mektupçuları, her türlü geri kalmışlığı , İslam’a ve Müslüman’a yükleyen ama İslam deyince , “benim nenem de başörtüsü örterdi” diyen omurgasızlar, cinsellikten ve Amerika medyasını takipten başka bilgi birikimi olmayan ender yazarlar, o ender yazarımızı savunan ender yorumcular, sadece kendini uyanık gören sülük taifesi ..
Oooo, liste ne kadar uzadı böyle? Aklımdakilerin hepsini yazsam galiba üç yüz sayfalık bir kitap çıkar.
Listeye yazdığım ve (yer darlığından) yazamadığım bu sözde sosyal demokratlar, kendi burjuvazilerini sürdürmek için, her yolu mubah sayarlar. Hakaret ederler, mahalle baskısı kuramasalar da medya baskısı kurarlar. Çamur at izi kalsın felsefesi vazgeçilmezleridir. Medyanın her türlüsünde bariz bir tekel kurduklarından, hep sütten çıkmış ak kaşığı oynarlar.
Allah’tan Internet icat oldu. Bu yazıyı yayınlayacak birkaç tane büyük internet sitesinde köşe yazarlığı yapıyorum. Yani yazımı filan site yayınlamadı diye bir sıkıntım yok, yazımı yayınlayacağım ve yazdıklarımı sansürlemeyecek başka sitelerde var..
Haklarını yemeyeyim sahte sosyal demokratlardan öğrendiğim çok güzel şeylerde oldu. Reklamı iyi yaparsan, dikkatleri üstüne çekersin. Bu yüzden yazdığım her yazıyı google gruplarında, değişik internet sitelerinde, MSN de,yazılı basın organlarında yayınlıyorum. Bu sayede hem fikirlerimi anlatıyorum, hem de yazımı yayınlayan sitenin reklamını yapmış oluyorum.Mesajlarım yaklaşık yirmi bine yakın insana ulaştığı için, sitenin de için okur ve üye sayısı yükseliyor..
Atatürk’ü paranın üstündeki resimden ibaret sayan ,Makyavellist fikirlere sahip sözde sosyal demokrat, sahte laik ve ilerici şahıslar, Mussolini’yi, Adolf’u, Ariel Şaron’u, Busch’u kısaca bütün faşist liderleri mumla aratır oldular. Atatürkçülüğü tek ellerine aldıklarını sanmaları ve bu oyunu herkesin yediğini düşünmeleri ise komedinin daniskası.
Ben Türküm ve de Yüce Atatürk’ün ;
"Beni olağan üstü bir kişi olarak görmeyiniz.Yaradılışımdaki tek olağan üstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir."
sözü yolumu çizmiştir. Şimdi beni asabilirsiniz!! Ama sahte sosyal demokratların, çiçek böcek edebiyatçılarının ve faşistlerin yöntemleriyle beceremezsiniz!! Çünkü benim damarlarımda Atatürk’ün kudreti tarif ederken bahsettiği kan akmaktadır..